30 Nisan 2013

INFERNO


NNemden                        


Araftan kısa süreliğine bakılmasına izin veriliyor. Zira nöbetçilerin amiri gıyabında hepimizin bildiği biri. Ama tahmin ettiğiniz kişi değil. Şimdi burada söylemek olmaz. Arkada, cennete açılan yeşil bir kapı görülüyor. Fakat oradan geçilmiyor. Bir enerji duvarı var. Sadece bakabilirsiniz. Eline yapıştırılmış kalemiyle, demir kafes içinde tütsülenen zat,  gerçeği yazmayan, kelimeleri çıkarıp, cümleleri değiştiren, ulvi değerleri kullanıp insanlığa sinsice, fitne ve fesat yayandır. Gerçek dışımı geldi? Denizdeki balığın, otlayan kuzuları bildiğinden fazla bildiğinizi iddia ediyorsanız. Problem yok. Sizi üzmem. Bu bir hikayedir derim. Gerçeği inanmak için değilde, anlamak için arayanlar, işte onlar gerçeğe vakıf olacak olanlardır.

Fotoğrafın telif hakkı bana ait olmakla birlikte, evrensel olarak koruma altındadır. İhlal edenlere ben bakmıyorum.  Mona Lisa BAKIYOR

You can observe the scene from the purgatory with a special permission. We all know the watchers in their absence. But the chief is not what you expected. This is not the place to explain everything. Behind the bars you can see the heaven. but it is not the gate. There is a some kind of energy shield. You can just watch it. That is all. Person with the pen melted to his hand in the iron cage exposed to heat for the fumigation. Because of not to write trues, omit the words, amend the sentences on purposely to deceive the human being upon sacred moral values for dissention and corruption.Is it factitious? If you have a perception better than a fish in the sea understands the ships pasturing on the land. No problem. I wouldn't bother you. I can say this is a story. People who seek not to believe but understand shall be the masters.

Copywright of the picture belongs to me. However it is under the protection of universal truth. In case of pirating, I wil not deal with it. Mona Lisa is WATCHING







6 Temmuz 2012

Habitat Taksim 2012






 

 

 

 

 

 

 

Yaşadığımız yere medeniyetimizi, kültürümüzü taşıyarak, ruhsal bunalımdan kurtulur, verimli bireyler olarak hayatın içine akarız.


Fotoğraf yazara aittir.

28 Haziran 2012

NROL-49
































Operator US NRO
Major contractors Lockheed Martin
Bus KH-11
Mission type Optical imaging
Launch date 20 January 2011
Carrier rocket Delta IV Heavy D352
Launch site Vandenberg SLC-6
COSPAR ID 2011-002A
SATCAT 37348
Orbital elements
Regime Low Earth
Inclination 97.93 degree[1]
Apoapsis 987 km (613 mi)[1]
Periapsis 260 km (160 mi)[1] 


 Fotoğraf yazara aittir

3 Mayıs 2012

Sanat Evrensel Haktır

































Sanat, deha düzeyindeki zekanın, var olana karşı tepkisinin, tutarlı bir bütünlük içerisinde somutlaştığı bir alandır. Sanatçı, zekası ve sezgileriyle çağının önünde giden insanıdır.
Sanatın ne olup, olmadığına hükümranlar karar veremez. 

 Fotoğraf yazara aittir.

19 Nisan 2012

Challenger


Bütünü görmek için açıyı genişletmeklazım.































Fotoğraf çekerken denetim sizde olsun; fotoğrafların kalitesinin ne kadar arttığını siz de görün. Yalnızca bir fotoğrafçı gibi değil bir film yönetmeni gibi hareket edin. Film yönetmeni her şeyi kontrolünde tutan kişidir. Yer seçimini yönetmen yapar: “Herkes arka bahçeye çıksın.” Aksesuarları yönetmen seçer: “Kızlar, pembe gözlüklerinizi takın.” İnsanları yönetmen organize eder: “Şimdi biraz daha yaklaş ve kameraya doğru eğil.”

26 Mart 2012

Flüt Kardeşliği


Serzeniş



































"aldırmazlığın yarattığı kırgınlıkla döneceğiz yuvamıza" serzenişi vardı namelerin en derininde...



Fotoğraf yazara aittir.

25 Mart 2012

Beijing to London



Güncel - 24 Mart 2012 17:15

Çinli Guanming Chen, olimpiyat ruhunu aşılamak ve dünya barışına katkı sağlamak için dünya turuna çıktı.







40 gün önce ülkesinden ayrılan Chen, bisikletiyle Taksim’e geldi. Vatandaşlar Chen’e büyük ilgi gösterdi.

Ülkesinde çiftçilik yapan Çinli Guanming Chen(57), bisikleti ile dünya turuna çıktı. Amacını, ‘Olimpiyat ruhunu insanlara aşılamak ve dünya barışına katkı sağlamak’ olarak anlatan Chen, 2001 yılından beri yollarda olduğunu söyledi. 140 bin kilometre yol kat eden Chen’in duraklarından biri de Taksim Meydanı oldu. Taksim Meydanı’na bisikleti ile gelen Çinli seyyaha vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. Chen ile birlikte fotoğraf çektirmek isteyen vatandaşlar sıraya geçti.


Bisikletle dünya turuna çıktığı için ailesinin kendisine tepki gösterdiğini anlatan Chen, “Ailem beni anlamıyor. Senin ne işin var diyorlar? İhtiyarsın diyorlar. Sana ne elin barışından diyorlar.” şeklinde konuştu.


Chen, Türkiye’den sonra Yunanistan’a gideceğini ve burada da 20 gün kaldıktan sonra, Londra’da düzenlenecek olimpiyatlar için İngiltere'ye hareket edeceğini ifade etti.


Muhabirin notu: Fotoğraftaki pisiklet Çinden buraya kazasız belasız geliyor, biz memlekette en modern araçlarla Allaha emanet gidiyoruz... Var bi sakatlık..




Fotoğraf yazara aittir.

16 Mart 2012

Güncellendik


13.Günün Sırrı


GÜNCELLEMELER


Bu bir geçici hissiyattır... Hisedilenleri sadece 13 gün sonra yaşanmamışcasına unutmak için kurgulanmıştır, hiç bir yan etkisi bulunmamaktadır. İşlevi bittiğinde kendiliğinden yok olacaktır....

13
12
11
10
9
8
7
6
5
4
3
2
1
0  
















"Yaygın kabul gören bir mit, balıkların en fazla 3 saniye öncesinin bilgilerini hafızalarında tutabileceklerini söyler. Ancak yapılan son bir araştırma bunun doğru olmadığını, balıkların 4-5 ay öncesine ait bilgileri hatırlayabildiğini, dahası balıkların eğitilebileceğini gösterdi.”
Yukarıdaki bu alıntıyı basından yapıyorum ve aklıma hemen bizler, hepimiz geliyoruz.
Bizim durumumuzun da, hafıza açısından, balıklardan farkı var mı, bilemiyorum doğrusu, yoksa işin içinde başka bir şey mi var?








Dijital çalışma yazara aittir.

7 Mart 2012

Allah deyu, deyu



KALİGRAFİ ÜZERİNE


Kaligrafisi Mukadder Mustafa Erol beye ait olan bir çalışmanın sergiden fotoğrafıdır.





Tanım :
Kelimenin kökeni Yunanca kallos 'güzel' ve graphos 'yazı' kelimeleridir. Süsleyerek yazı yazma sanatıdır. Çin başta olmak üzere Doğu Asya, Batı toplumlarına ait tarihleri çok eskiye dayanan bir çok kaligrafi örneği mevcuttur. İslam uygarlıklarında kaligrafi 'hat sanatı'- yabancı bir terim olan kaligrafi anlamını tam olarak karşılamıyor olsa da- adını alır.

Hüsn-ü Hat ve Kaligrafi :
Ülkemizde genellikle 'hat sanatı' ve 'kaligrafi' aynı çerçevede anılıyor olsa da aslında farklı konulardır. Temelde her ikisini de güzel yazı yazma sanatı olarak adlandırabiliriz. Fakat Hat Sanatı deyince akla ilk gelen şey; eski harflerle yazılan dini içerikli yazılardır. Osmanlı kültüründe dini motiflerin ön planda olması sebebiyle Allah ve Peygamber sevgisini göstermek amacıyla 'Hattatlar' bu sanatı kullanarak günümüze kadar ulaşan pek çok eser bırakmışlardır. Hat sanatı kalligrafiye göre çok daha fazla emek ve uğraş isteyen bir sanat dalıdır Usta-Çırak ilişksi ile bir sonraki nesillere aktarılan hat sanatı bugün için çok fazla yaygın olmamakla beraber hale bu sanatı devam ettirmeye çalışan ustalar bulunmaktadır.Kaligrafi için ise latin harfleri kullanırak güzel yazı yazma sanatı diyebiliriz. Hat Sanatı'na göre öğrenmesi daha kolay omakla beraber iyi bir kaligrafi ustası olmak uzun zaman alabilir. Kaligrafi de amaç değişik motifler kullanarak yazıyı olduğundan farklı bir kimliğe büründürmektir. Genellikle dik ve yatay çizgilerden oluşan latin harflerini simetrik bir şekilde kağıda dökmek kaligrafinin en temel unsurlarından birisidir. Az bir zaman ve az bir kaynak ayırarak her kesimden insanın rahatlıkla öğrenebileceği bir sanat dalıdır. Ülkemizde halen pek çok kaligrafi ustası ve konuyla ilgli yazılmış pek çok kitap bulabilirsiniz.


Fotoğraf yazara aittir

27 Şubat 2012

TÜRKÜZ


Hepimiz Türküz

























Hocalı Katliamı için Taksime akın eden yüz binler, soykırımı lanetledi.

Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında Ermenilerin gerçekleştirdiği katliamın kurbanları 20. yılında İstanbul'da anılıyor.

Yürüyüşe katılan Azerbaycan Milletvekili Sabir Rüstemhanlı, Türk halkının kendilerine verdiği destek için teşekkür etti. Azerbaycan halkının yalnız olmadığını daha iyi hissettiklerini anlatan Rüstemhanlı, "Bugün Türkiye'nin ayakta olması beni sevindiriyor. Bu soykırımı dünyaya anlatmak için Türk Milleti beraber iradesini ortaya koymaktadır. Bu yürüyüş Türkiye'nin Azerbaycan ile yürek yüreğe olduğunun göstergesidir." dedi.


Yürüyüşe katılan ve soykırımı yaşadığını ifade eden bir Azeri kadın ise, Türk halkının kendileriyle birlikte olmasından duyduğu mutluluğu gözyaşları içinde belirtti. Türkiye'nin asırlar boyunca kendileri ile birlikte olduğunu kaydeden Azeri kadın, "Bizi yalnızca Türkiye destekliyor. Biz Türk halkından razıyız. Hocalı 600–700 kişiyi öldürdüler. Soykırım yaptılar ama dünya birliği buna suskun." dedi.


Rusya'nın desteğini alan Ermeni güçleri, 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında Azeri sivilleri toplu şekilde katletti. Hocalı'da 106'sı kadın, 63'ü çocuk olmak üzere toplam 613 Azerbaycan Türkü katledildi.


150 kişi kaybolduğu katliamda 487 kişi ağır şekilde yaralandı. Naaşlar üzerinde yapılan incelemelerde ise insanların yakıldığı, gözlerinin oyulduğu ve başlarının kesildiği görüldü.


Fotoğraf  yazara  aittir.


1 Şubat 2012

Son Bakış

Haydarpaşadan Son Bakış

























Bugün itibari ile Haydarpaşaya artık yolumuz pek düşmeyecek. Yapılan son tren seferi ile gar hizmete kapandı.
Belkide son defa manzarasını belgelemek istedim. 


Çekim notları; Saat 11:30 itibari ile binayı fotoğraflamak sert ışık nedeni ile olumsuz olacaktı. Ancak karşı kıyı pek fena görünmüyordu. Diyafram öncelikli modda, ISO 200 Otomatik. 105mm de mendirek odaklı F/8 için 1/640 çekim hızı hiç fena değildi. Saturasyon ve keskinlik default ayarlarda +1 adım iyileştirilmiş olarak ve -0,3 pozlama telafisi ile çekimi tamamladım.


Lightroom: Bölgesel keskinlik ve renk tonu uygulanmıştır. 






Daha fazlası için >>>>>>

Fotoğraf yazara aittir.

23 Ocak 2012

Folklor


Mendil Verdim Terine

























Efsanesinden edebiyata kadar, halk sağlığından tuluatına kadar geniş bir yelpazesi olan folklor, genel anlamda halk kültürünü oluşturan çok önemli iletişim, dayanışma ve birlik lisanıdır.


Çekim notları;
Öncelikle günün ışık koşulları ve çekilecek konunun türüne göre genel çekim modu hazırlığımı yapmalıydım. Bugün havanın en ışıklı anında, diyafram öncelikli mod tercihimde 26 mm de F4 için 1/3200 enstantane değer vermesine rağmen, en ışıksız halinde 1/320 değer okuyordum. Hızlı folklorik ritimlerdeki anları yapraksız yakalayabilmek ve güneşin bulutlar arasından sıkçana, bir görünüp, bir kaybolmasının çekim değerlerini alt üst etmesini bir nebze engelleyebilmek amacı ile ISO yu 200 tercih ettim. Matrix metering ve Manuel Focus yanında Titreşim Önlemeyi aktif yaparak elde çekim şartlarında büyük avantaj elde ettim. Bu karede çekimi sadece -0,3 pozlama telafisi ile tamamladım.
Fotoğraf yazara aittir.

19 Ocak 2012

Kış Güneşi




























Aldatıcıdır kış güneşi...Isıtıcağını düşünsende bir türlü içine işlemez....Düşündüm de, kış güneşi olsa olsa bir kadındır. Görünüşü davetkar buz gibi aşifte bir kadın.. Sarsan o sarmaz, içine işlemez. Baksan, yakar, kör eder alır gözünü. Sevsen o sevmez, söker gönlünü.  Sonra geldiği gibi gider yine aniden,  bir başka aşk-ı  muzdarip için. Hele bulmuşsa sonbaharında onun özleminde biçare bedbahtını.

Çekim Notları;
Nispeten hareketsiz ortamdaki diyafram öncelikli mod için , ISO Otomatik değerini 200 okuyordum. Bu değerin yüksek kontrastlı  bir ortamda
muhtemelen bölgesel doku detay kayıplarına neden olacağını düşündüğümden ISO 100 olarak manuel ayarladım. Ancak halen histogramda sağ ve sol sütünlara yaslanmış durumdaydım. Konuya odaklanma gayreti ile 105 mm de F değerini 5.6 olarak koruma gerekliliği içinde matrix metering modundan spot metering moduna geçtim. Dinamizmin yumuşak geçiş yapacağını tahmin ettiğim nispeten yumuşak ışık alan merdiven altından pozlama ve ardından bir adım (-0,3) telafi ile çekimi tamamladım.


Fotoğraf Yazara Aittir

2 Ocak 2012

Interaction - Etkileşim

Etkileşim


























Karşılıklı etkileşimi, sosyal etkileşim olarak da değerlendirebiliriz. Buna göre sosyal etkileşim, genellikle iletişim yoluyla in­sanların ve grupların hareketlerinin karşılıklı etkileşimini ifade eder. Bu tanım kişinin kendisiyle etkileşimini içine alır.
Terim üç farklı anlamda kullanılmaktadır.

1.
İlk anlamda insana uygulandığında en basit sosyal etkileşim, aşağıdaki örneklerde görülebileceği gibi kişiler ve sosyal güçler arasındaki karşılıklı etkileşimdir:

İnsan doğasında ve kül­türde varlığını bulan sosyal faktörlerin karşı­lıklı etkileşimi sosyal etkileşimdir
.
Sosyal et­kileşim karşılıklı olmayı gerektirir
.

2.Birçok sosyolog ve antropolog tarafından kullanılan ikinci tanım insan ilişkilerinin bir tür "karşılıklı etkileşim" olduğunu ortaya koyar. İlişkinin insanlara uygulandığı gibi, sembolik etkileşim olarak adlandırılması ge­rektiğini iddia ederler. Yani, sosyal etkileşim iletişime dayanır. Birey diğerleriyle iletişim yo­luyla ilişki kurar, bu faaliyetin sonucu sosyal ilişki sürecidir. Ama bazı yazarların iletişim ve etkileşimi aynı şey olarak görmesine rağmen diğerleri etkileşimin ek özellikler içerdiğini be­lirtir:

"Sosyal etkileşim işlevsel olarak iki ya da daha fazla kişinin ilişkiye geçtiğinde (fiziki iliş­ki olması gerekmeyebilir) meydana gelen dav­ranış değişikliğidir
."şeklinde tanımlanabilir.

3.
Üçüncü tanım kişinin kendisiyle sosyal etki­leşim içinde olduğunu öne süren bazı sosyal bilimciler tarafından kullanılmaktadır. Yani "bir odada bir problem üzerinde çalışan, ken­disiyle konuşan ya da yüksek sesle düşünen bir kişi, etkileşim kendisiyle olduğu halde, tek­nik olarak kişinin sosyal etkileşim içinde oldu­ğu anlaşılır."


Fotoğraf ve manipülasyon yazara aittir.


28 Aralık 2011

Hagia Sofia - Ayasofya

Hagia Sofia Interior Wiev From Queen Gallery

Hagia Sophia is a great architectural beauty and an important monument both for Byzantine and for Ottoman Empires. Once a church, later a mosque, and now a museum at the Turkish Republic, Hagia Sophia has always been the precious of its time.







The mystical city Istanbul hosted many civilizations since centuries, of which Byzantium and Ottoman Empires were both the most famous ones. The city today carries the characteristics of these two different cultures and surely Hagia Sophia is a perfect synthesis where one can observe both Ottoman and Byzantium effects under one great dome.

When the Hagia Sophia was used as a place of worship, both for Christians and then for Muslims, the focus of the building was the east end, directly across from the entrance. This is because Christian churches are traditionally oriented towards the east, and Muslims always pray facing Mecca, which is southeast of Istanbul (the "east" end of the Hagia Sophia actually faces southeast). Thus the bulk of interesting sights are clustered in this area of the Hagia Sophia's huge interior.
At ground level, most of the sights date from the Islamic period. A beautiful marble structure in the apse is the mihrab, a niche found in all mosques that indicates the direction of Mecca. The large freestanding stairway to the right of the mihrab is the minbar, or pulpit from which sermons were given. To the left of the mihrab is the grand sultan's loge, built by the Fossati brothers who restored the Hagia Sophia in the 1800s.

 Bir Bizans efsanesine göre, İustinianos ayindeyken elinden kutsal ekmeği düşürür ve eğilip alana kadar, bir arı ekmeği alıp uçurur. Bunun üzerine, bütün arı sahiplerinin kovanlarda bu ekmeği aramalarını talimatı verilir. Birkaç gün sonrasın da bir arıcı, elinde diğer peteklere hiç benzemeyen bir petekle çıkar gelir ve bu petek, Ayasofya'nın planı olur.

 Kökeni Bizans olan kendilerince ortaya atılan bir efsaneye göre, savaşı kazanan Türkler Ayasofya’ya geldiğinde patrik dua etmekteymiş ve güneyde Ayasofya kitaplığı önünde bir kapıyı çekip ortadan kaybolmuş. Bu kapı bir daha açılmamış. Ancak kubbenin üzerine yeniden haç konduğunda açılacak ve o anda patrik geri gelip duasını tamamlayacakmış.

Fotoğraf yazara aittir

8 Temmuz 2011

Tünelden Sonra / Plug - Out

Mecburi Çıkış...

Due to the enhancement eforts on theme in the abstractive graphic arts,  line of sight a bit mutates. Hope you enjoyed.

Abstract grafiğin vurguyu ön plana çıkarma gayretinden dolayı Dünyanın düzeni biraz değişiyor. Keyif aldığınızı umarım.

Büyük bir tünele veya köprüye girmeden önce “köprüden önceki son çıkış” veya “tünelden önceki son çıkış” diye ikaz tabelaları vardır. Bu ikazları dikkate almazsanız, direk tünele girerseniz. Tüneli veya köprüyü geçtikten sonra, “keşke bir kez daha düşünseydim” demenin de bir anlamı kalmaz. Onun için, tünele girmeden önce son bir kez daha düşünmek ve sağlıklı karar vermek zorundayız.




After The Tunnel
Last Out 
Tunnel warning signal always signs the last out before the tunnel. Actualy it is for your last decision. Are you ready to go in there untill the end or not...

HANGİ TÜNELLE NEREYE GİDİLECEK?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, geçtiğimiz günlerde Fulya-Levazım arasındaki tünel yolunun ihalesini yaptı. Söz konusu tünel, Dolmabahçe-Fulya, Fulya-Levazım, Levazım-Akatlar’ın yer altından birbirine bağlayacak. Dolmabahçe’den başlayan ve Fulya-Yıldız’ın altından geçen 5 kilometrelik tünel, Ortaköy’e bağlanarak sahil yolunun alternatifi olacak.

Fulya-Levazım, Ihlamur-Levazım ve Levazım-Akatlar tünellerinin çıkış noktası ise Ortaköy Vadisi olarak belirlendi. 160 bin metrekarelik bu alana 6 tünel çıkışı ve tünelleri birbirine bağlayacak üç kavşak inşa edilecek.

Bebek-İstinye arası için de yaklaşık 4.5 kilometrelik tünel yapılacak. Tophane-Şişhane arasına açılacak 1 kilometrelik tünelle ise Salıpazarı, Karaköy ve Perşembe pazarı güzergâhındaki trafiğin rahatlatılması planlanıyor.

Fotoğraf ve manipülasyon yazara aittir. 

1 Temmuz 2011

Endonezya-Indonesia


Halk Oyunları Ekibi

Indonesia Traditional Folklore Team  in Istanbul.
4th.  International Folkloric Games Competetion.
Istanbul-Turkiye

4. Uluslararası Halk Dansları Yarışması Katılımcılarından

28 Haziran- 04 Temmuz 2011 Istanbul-Şişli
12.Uluslararası Şişli Kültür ve Sanat Festivali Etkinliği Çerçevesinde Grand Cevahir Oditoryum Salonunda

 
Endonezya (İndonezya), resmi adı Endonezya Cumhuriyeti olan Güneydoğu Asya ve Okyanusya'da yer alan bir ülkedir. Endonezya 17.508 adadan oluşur. 240 milyon civarında nüfusuyla dünyanın en kalabalık dördüncü ülkesi ve aynı zamanda en kalabalık müslüman ülkesidir. Endonezya halk tarafından seçilmiş meclisi ve devlet başkanı ile bir cumhuriyet devletidir. Ülkenin başkenti Cava adasındaki Jakarta şehridir.

Nüfûsun büyük bir kısmını meydana getiren Malaysialardan başka Papular, Bataklar, Alaslar, Kabauslar, Gojolar, Araplar, Çinliler ve Hindular da etnik grupları teşkil eder. 

Hangi topluluktan olursa olsun buradaki insanların ortak noktası dost canlılıklarıdır. Ülkeye geldiğiniz andan itibaren , ta ki ayrılana kadar oldukça meraklı olan Endonezya halkının ilgi odağısınızdır ve sürekli olarak çeşitli sorularla karşılaşacaksınız. 


Indonesia's approximately 240.3 million people make it the world's fourth-most populous nation. The island of Java, roughly the size of New York State, is the most populous island in the world (124 million, 2005 est.) and one of the most densely muslim populated areas in the world. Indonesia includes numerous related but distinct cultural and linguistic groups, many of which are ethnically Malay. Since independence, Bahasa Indonesia (the national language, a form of Malay) has spread throughout the archipelago and has become the language of most written communication, education, government, business, and media. Local languages are still important in many areas, however. English is the most widely spoken foreign language. Education is compulsory for children through grade 9. In primary school, 94% of eligible children are enrolled whereas 57% of eligible children are enrolled in secondary school.



Fotoğraf yazara aittir.

28 Haziran 2011

TCDD 23004



23004 Numaralı Lokomotif








Bir çok resim film çalışmasına mankenlik yapan 23004 buharlı makine 2001 Şubatında Haydarpaşa Merdivenlerinde Rutkay Aziz'in yönetmenliğinde oynanan Nazım Hikmetin "memleketimden İnsan Manzaraları" na sahne dekoru olarak yerini aldı. Halen Haydarpaşada Memleketin İnsan Manzaralarına Dekor oluşturmaktadır. 




Lokomotifsize Gider >>>>

 23004 nolu Buharlı Lokomotif Şark (Doğu) Demiryolları kumpanyası tarafından 1850 yılında imal edilmiştir. Sultan Abdülaziz'in 1856 yılındaki fermanı ile İngilizlerin yaptığı İzmir Aydın hattında ilk çalışan lokomotiflerdendir. 


Millileştirmeden sonra 23004 TCDD İşletmesinde kalır. Ne var ki, bu lokomotif vagonların çekimi için zayıf kaldı ve diğerleri gibi manevra treni olarak kullanılmaya başlandı. 1950 yılında yani 100 yaşında iken İstanbul Yenikapı'ya getirilmesine müteakip servis dışı kalmıştır. Yani emekliye ayrılmıştır.

Hizmet dışı kaldıktan sonra yıllarca Yedikule Cer Atölyesinde muhafaza edildi. Titiz bir bakımdan geçirildikten sonra 1980 yılından itibaren de gar önünde sergilenmektedir.

 

 Fotoğraf ve krop çalışmaları yazara aittir.